DR HALUK NURBAKİ
YARATILANLARIN EN YÜCESİ, EN ÅžEREFLİSİ; GÜZEL ALLAHIMIZIN SEVGİLİSİ, İNSANLIÄžI ÖLÜM UYKUSUNDAN UYANDIRAN İLÂHİ SEVDA, KÂİNATIN GÖZBEBEĞİ, FAHR-İ EBEDİSİ, CANIMIZ, SIRRIMIZ, NURUMUZ YÜCE EFENDİMİZ MUHAMMED MUSTAFA (SAV)…
LEVLÂKE LEVLÂK, LEMMÂ HALAKTÜ’L-EFLÂK
(Sen olmasaydın, Sen olmasaydın bu âlemleri yaratmazdım)
“BEN ALLAH İKEN MELEKLERİMLE BERABER PEYGAMBERİME SALÂT-U SELÂM EDERİM. EY İNANANLAR, SİZ DE SALÂT-U SELÂM GETİRİN, ONA İLETEYİM.”
(Ahzâb Sûresi, Âyet 56) Bu âyet, Efendimizin ezel sırrını yansıtmaktadır.
“SEN NE GÜZEL VE NE YÜCE BİR AHLÂK ÜZERİNDESİN”
(Kalem Sûresi, Âyet 4) Bu âyet, Efendimizin asr-ı saadetteki, yani mutluluk çağındaki sırrını açıklar.
“BİZ SENİ ÂLEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDİK”
(Enbiyâ Sûresi, Âyet 7) Bu âyet de Efendimizin mutluluk çağından sonsuzluÄŸa kadar yansıyan hikmetini tarif eder.
Efendimize öyle çok ÅŸeyler borçluyuz ki; bu uÄŸuRda her türlü çabayı sarfedip, anlaşılmazları kavramaya mecburuz.
Allah gönüllerimizi Fahr-i Kâinat Efendimizin benzersiz nuru ile aydınlatsın, kendi sırrı ile tanımamızı nasip etsin.
Fahr-i Kâinat Efendimizin getirdiÄŸi ilkeler, mutluluÄŸun vazgeçilmez anahtarıdır. Özellikle çağımızda TÜM İNSANLAR, BU İLKELERE FARKINDA OLSUNLAR OLMASINLAR, BÜYÜK BİR İŞTİYAKLA KOÅžMAKTADIRLAR. İLME, İNSAN HAKLARINA SAYGI, SAÄžLIÄžA DEÄžER VERME, KADIN HAKLARINA HÜRMET, BUNLARIN EN GÖZE BATANLARIDIR.
NE ÇARE Kİ, İNSANOÄžLU FAHR-İ KÂİNAT EFENDİMİZİN LÜTFEDİP GETİRDİĞİ BU GÜZELLİKLERİ, ZAMAN PERDESİNE ALDANIP, KENDİM KEÅžFETTİM SANIR.
ÂYET-İ KERİME ÇOK NET, KESİN VE TARTIÅžMASIZ BİR MESAJ GETİRMİŞTİR. NE, “BİZ SENİ MÜ’MİNLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDİK”, NE DE, “SENİ BEÅžERİYETE RAHMET OLARAK GÖNDERDİK” DİYOR; AKSİNE, APAÇIK BİR ÅžEKİLDE:
“BİZ SENİ ÂLEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDİK” BUYURUYOR…
O HALDE, BU RAHMET SIRRI İÇİNDE MELEKLER, CENNET, RUHLAR ÂLEMİ, LEDÜN ÂLEMİ GİBİ FARKLI MEKÂNLAR OLDUÄžU GİBİ, EVRENLERİN BİLİNMEZLİĞİNDEKİ TÜM MEKÂNLAR DA DAHİLDİR.
EFENDİMİZİN İNSANLIĞA GETİRDİĞİ RAHMET
A) İLİM VE ONUN KUTSALLIĞI
Yüce Kitabımız, “OKU” emri ve ilmin kutsallığını tebliÄŸi ile inzâle baÅŸlamıştır.
Efendimiz, her vesile ile erkek-kadın her inananın mutlaka okuyup yazmasını emretmiÅŸ, âlimin mürekkebini ÅŸehidin kanı ile bir tutmuÅŸtur. Daha önemlisi, ne Kur’an ne de Efendimizin hadisleri ilmi tanımlarken kesinlikle DİN İLMİ OLARAK AYIRMAMIÅž, AKSİNE GENEL ANLAMDA İLMİ KUTSAL SAYMIÅžTIR. EFENDİMİZ:
“İLİM ÇİN’DE DE OLSA GİDİN ÖÄžRENİN”
“HAKİKAT VE İLİM, MÜSLÜMANIN KAYBOLMUÅž MALIDIR, NEREDE BULURSANIZ ALIN”
HadisleriyLe, ilmin evrensellik kavramını ilk defa insanlığa tanıtmıştır. Hatırlayacağınız gibi, BEDİR HARBİ ESİRLERİNE BİLE “OKUYUP, YAZMA ÖÄžRETEN HÜRRİYETİNE KAVUÅžACAKTIR” FERMANI İLE İLME VERDİĞİ ÖNEMİ EMSALSİZ BİR ÅžEKİLDE SERGİLEMİŞTİR.
HÄ°Ç KİMSE EFENDİMİZİN İLMİ HERÅžEYDEN ÜSTÜN TUTTUÄžU GERÇEĞİNİ İNKÂR EDEMEZ.
Düşününüz ki, Efendimizden bin yıl sonra İtalya’da GALİLE “Dünya dönüyor” dediÄŸi için idam talebi ile yargılanmıştır. Ancak sözünden dönerek idamdan kurtulmuÅŸtur.
İslâmiyet’in ilme verdiÄŸi önem, Horasanlı Cabir kanalıyla Cebir ilmini, Birûnu kanalıyla FiziÄŸi, İbn-i Sinâ kanalıyla Biyolojiye dayalı Tıbbı doÄŸurmuÅŸtur. Bilim tarihi konusunda tarafsız bilgilere sahip olmamamıza raÄŸmen; bütün batılı tarihçiler, teknolojinin temelinde yatan bu üç bilimin, yeryüzüne bu üç İslâm âlimi tarafından hediye edildiÄŸini kabul etmektedir. Daha önemlisi, İslâmiyet’in ilme verdiÄŸi bu kutsallık, bu itibar, kesinlikle Rönesans’ın doÄŸuÅŸunda tek faktördür. O zamana kadar, KİLİSE TAASSUBU VE BÜYÜCÜLÜK ÇILGINLIÄžI İÇİNDE TAM BİR KARANLIÄžA BÜRÜLÜ OLAN AVRUPA, İSLÂM CEMİYETLERİNİN ÖZÜNDEKİ İLME SAYGI VE BAÄžLILIK, İLKESİNİ KEÅžFEDEREK, GÖZÜNDEKİ PERDEYİ KALDIRMIÅžTIR.
Bu bahsin anahtarı olan, Efendimizin âlemlere rahmet sırrı içinde kim ilmi kutsal saymış ise, o daha geliÅŸmiÅŸtir.
“O İNSANA BİLMEDİĞİNİ ÖÄžRETTİ” emri ile ilmin bütün insanlara has ilâhi bir nimet olduÄŸunu, beÅŸeriyete yaygınlığını dile getirmektedir.
Bugünün dünyasının insanlık adına, şüphesiz en üstün zaferi ilimdir. Bu ise, Efendimizin, âlemlere rahmet sırrı içinde yaşıyan bir mûcizesidir. EFENDİMİZ DÜNYAYA TEÅžRİF ETMESEYDİ VE KUR’AN GELMESEYDİ, İLİM HİÇBİR ZAMAN KUTSALLAÅžAMIYACAK, BUGÜNKÜ HÜRRİYETİNE KAVUÅžAMIYACAK VE İNSANLAR AVRUPA ORTA ÇAÄžININ ZULMETİ ALTINDA MUTSUZ YAÅžIYOR OLACAKLARDI.
İBN-İ SİNÂ’NIN, kendisinden yedi asır sonra, “KANUNNAME-İ TIP ” isimli eseri Avrupa’ya gelmeseydi, hastahanelerde hastalara hâlâ tütsüler yapılacaktı. Horasanlı Cabir’in Cebir kitabı kendisinden bin yıl sonra, Fransızların eline geçmeseydi, BİRUNİ’yi batılı öÄŸrenip FİZİĞİ tanımasaydı; çok daha önemlisi, Kur’an’ın emrettiÄŸi ilmin kutsallığı ilkesi bütün dünyada duyulmasaydı, ARAÅžTIRMACILAR HÂL BÜYÜCÜ DİYE YAKILACAKTI…
Bazı bilim adamları bugünkü ilmin hür ve bağımsız saltanatını fikir cereyanlarıyla ilgili saymak isterler. Halbuki, bilim tarihçileri çok iyi tesbit etmiÅŸtir ki, Batı dünyasında önce akılcı bilim; fizik, kimya, biyoloji inkılâpları doÄŸmuÅŸ, sonradan bu bilimlerin getirdiÄŸi gerçekler, Batı’nın kördüğüm olduÄŸu skolastik düşünceye baÅŸ kaldıran fikirleri doÄŸurmuÅŸtur.
Efendimizin âlemlere rahmet sırrı içinde olayları seyretmenin ekzersizini kazanırsak, ilmin 19′ncu asırdaki bunalımlı, patlama devrinden sonra, çağımızda nasıl Allah’a götüren sihirli bir nefes olduÄŸunu sezeriz. Müsbet ilimdeki patlamalar, çağında, yani geçen yüzyıl, peÅŸinde inkârcı, materyalist, marksist düşünceleri de sürüklemiÅŸtir. Ama bakınız: İçinde bulunduÄŸumuz yılların bilimi, TEK TEK KUR’AN ÂYETLERİNİ AÇMAKLA GÖREVLİ BİR MÛCİZE HİKMETİNİ ÂŞİKÂR ÅžEKİLDE TAÅžIYOR. BÖYLECE, KUR’AN’IN NEDEN İLMİ KUTSALLAÅžTIRAN ÂYETLERLE BAÅžLADIÄžINI GÖNÜL GÖZÜ AÇIK OLANLARIN GÖRMEMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Çağımızın, ilim açısından bulunduÄŸu noktada fizik, astrofizik ve biyoloji açısından NEDEN MÜSLÜMAN BİLİM ADAMLARININ SAHNEYE HAKİM OLMADIÄžINI DÜÅžÜNMEK, kendi kendine sorup durmak, olayları dış yüzünden seyretmenin vazgeçilmez bir yargısıdır. OLAYLARI GÖNÜL PENCERESİNDEN SEYREDENLER İSE, ÅžU ÜÇ NOKTA ÜZERİNDE TELÂÅžSIZ, GÖNÜL FERAHLIÄžI İLE OLAYLARIN Ä°Ç YÜZÜNÜ SEZMEKTEDİR:
1- İLİM EFENDİMİZİN SIRRIDIR VE EFENDİMİZ TÜM ÂLEMLERİN, TÜM BEÅžERİYETİN RAHMET ANAHTARIDIR. iNSANLARIN BİR KISMI FARKINA VARMASA DA,
2- BUGÜNKÜ TEKNOLOJİ VE MEDENİYETİN TEMELİ OLAN FİZİK, MATEMATİK, BİYOLOJİ ANAHTARLARINI BİLİME, HORASANLI ÇABİR, BİRUNİ VE İBNİ SİN HEDİYE ETMİŞTİR…
3- HENÜZ İLMİN MAVERASINDA SON SÖZÜ KİMLER SÖYLEMİŞTİR, YA DA SÖYLEYECEKTİR, O NOKTAYA GELMEDİK.
AMA ÅžUNU KAVRIYORUZ Kİ, İLMİN MERKEZİNE DOÄžRU YAKLAÅžTIKÇA, ALLAH ÎMAN, KUR’AN MÛCİZELERİNE HAYRANLIK HIZLA ARTMAKTADIR. İLME YAKLAÅžIMDA ÖYLE BİR NOKTAYA GELECEĞİZ Kİ;
YENİDEN KUR’AN MÛCİZESİ BİR KEZ DAHA İHTİŞAMINI GÖSTERECEKTİR..
______________________________________
FAHR-İ KÂİNAT EFENDİMİZ KİTABINDAN ALINMIÅžTIR. DAMLA YAYINLARI
Nis
24
2009
24
2009
“Sen Olmasaydın alemleri yaratmazdım
7 Yorum »
RSS feed for comments on this post.
Ezelde herþey vardý.Ýnsanlar ezelde, ruh ve nefs halinde bulunuyordu.Dünyada eþyaya mahkum olan zaman, ezelde zevklere mahkumdu.Mevlana Hazretlerinin dediði gibi tek cevher halindeydik.Varlýðýn özünden bir ses geldi.Allah ruh ve nefs haldebulunan insanlara BEN SÝZÝN RABBÝNÝZ DEÐÝLMÝYÝM? dediði vakit insanlar hemen benliðe kapýldýlar.Evet sen rabbimiz olabilirsin ama bende benim diyip kendilerini müstakil eylem sanan insanlar oldu.Tabi ki bunun sebebi nefs idi.Allah’ýn bu sualine cevap gelmiyordu ve varlýk yok oluyordu herþey tükeniyordu,bitiyordu….Bu insanlar arasýndan EVET rabbimizsin cevabýný Hz Muhammed (sav) verdi,ve insanlar hani bir suya taþ atarsýnýz ya yuvarlaklar büyür.Merkez peygamber efendimiz olmakla birlikte insanlar evet demeye baþladýlar.Bazýlarý içten söylüyordu,bazýlarý ise yok olmaktan,tükenmekten korktuðu için evet diyordu.Ýhlasla evet diyenler ilk müslümanlardý.Ýhlasla demeyenler ise hristiyan veya yahudi yani Allah’ýn birliðine inanmayanlar oldu ve dünyaya inanaçsýz geldiler.Sonra bu ruhlar,beden atlarýna bindiler dünyaya geldiler.Eðer peygamber efendimiz EVET demeseydi.Tüm varlýk yok olacaktý ve olmaya baþlamýþtý ama o EVET dedi.Bu kainat PEYGAMBER EFENDÝMÝZÝN yüzü suyu hürmetine yaratýlmýþtýr.SEN OLMASAYDIN ALEMLERÝ YARATMAZDIM lafzýndaki hikmet burda yatmaktadýr.Saygýlar…..Site çaliþanlarýna sonsuz teþekkür……
gökhan günen kardeþim ALLAH razý olsun..yorumlarýn çok güzel.ALLAH ilmini artýrsýn.
Ýdil kardeþim yorumun için çok saðol.Ben hocamýzýn kitaplarýnda yazdýklarýný kendimce yorumlamaya çalýþtým.Haluk Nurbaki hocamýzýn eserleri çok net biz aslýnda onun ilminden faydalanýyoruz.Bizler adamcý deðiliz yani biz nurbakiciyiz veya biz þunlardanýz veya bir cemaata baðlý deðiliz ama nasýlsa mesnevi den faydalanýyosak hocamýzýn kitaplarýndan da faydalanýyoruz.Bazý kitaplar vardýr dili aðýr dýr,derler ki sürekli okumalýsýn yoksa anlýyamazsýn Haluk hocamýzýn kitaplarý öyle deðil hemen anlýyosun taþlar yerine oturuyor.Haluk NURBAKÝ hocamýzdan ALLAH RAZI OLSUN….
bir yerde okumuþtum.insan okuyacagý kitabýn önce yazarýndan izin ve himmet istemeli(ki bu özellikle tasavvufi kitaplar için geçerli)bir kitaba baþlarkn insan “RABBÝM BU KÝTABIN SIRLARINI GÖNLÜME AÇ” DEDÝÐÝNDE MUHAKKAK O KÝTABIN SIRLARI ONA AÇýLIR.MESELA HALUK NURBAKÝ’NÝN KÝTAPLARIDA ÖYLE.HERKESE AÇILMAZ.BÝ GÖRÜNEN BOYUTU BÝDE MANA ÝLMÝNDEKÝ SIRLI BOYUTU VARDIR..ALLAH BÝZÝ BU SIRLARDAN HABERDAR OLANLARDAN EYLESÝN..ALLAH HALUK NURBAKÝ HOCA GÝBÝ ÝSLAMA HÝZMET VERMÝÞ TÜM DOSTLARINDAN VE CÜMLE MUHAMMED ÜMMETÝNDEN RAZI OLSN… selametle…
Gökhan GÜNEN Der ki: Eðer peygamber efendimiz EVET demeseydi.Tüm varlýk yok olacaktý ve olmaya baþlamýþtý ama o EVET dedi.Bu kainat PEYGAMBER EFENDÝMÝZÝN yüzü suyu hürmetine yaratýlmýþtýr.
Yozlaþmýþ Ýncil der ki: ” Nitekim yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen her þey -tahtlar, egemenlikler, yönetimler, hükümranlýklar- O’nda (Ýsa’da) yaratýldý. Her þey O’nun aracýlýðýyla ve O’nun için yaratýldý.” (Koloseliler 1:16)
Kur’an der ki : Muhammed bir Elçiden baþkasý deðildir.Ondan önce de Elçiler gelip geçmiþtir.Þimdi o ölse yahut öldürülse ökçelerinizin üzerine gerisin geri mi döneceksiniz!Ýki ökçesi üzerine geri dönen, Allah’a hiçbir þekilde zarar veremez.Allah, þükredenleri ödüllendirecektir. / Ali Ýmran-144
Enbiya suresinin 7. deðil 107. ayeti olacak sanýrým..
7-) Senden önce de ancak kendilerine vahyettiðimiz bir takým erkekleri peygamber gönderdik. Eðer bilmiyorsanýz ilim sahiplerine sorun.
107-) (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Selam ve dua ile..
Sn. Ýbrahim Türk Allah razý olsun. Ayaklar bas olmuþ, baþlar ayak. Müminlerin amacý Allah’ýn kitabýný ve bizi kitabýnda yonlendirdiði elçisini anlamak olmalý iken nelere taklýp kalmýsýz. Kuran ve sunnetin dýsýndaki herseyden Kuraný ve sunneti anlamaya calýsmak için faydalanmamýz gerekir, Fakat Kurandan ve sunnetten sahsi olarak bizzat uzak kalarak sadece bize anlatýlanlarla yetinmek yarýn hesap gunu icin kendimizi sadece soylenenlere emanet etmek iþe verdiðimiz onemi gosterir.