DR. HALUK NURBAKİ
Peygamberlere imânda, onları birinci ikinci derece diye mevkilere koymadan hep beraber Allah’a karşı saygı ve sevgi hamuru içinde eritmeliyiz. Bütün bu hikmetli kurala rağmen birtakım özellikler de vardır. Nedir o özellikler? Mesela Hz Musa’nın isminin Kur’ân’da çok geçmesi, Hz İsa’nın Efendimiz’e en yakın peygamber olması ve Efendimiz’e karşı aşırı hayranlığı, Hz İbrahim’in hem Efendimizin soyunun başı olması, hem de bizzat namazımızda ona salavat-ı şerife getirmek zorunluluğu ile bize bir yakınlıkları vardır. Bu yakınlıkların mevkisi muhafaza edilebilir. Bu diğerlerine karşı saygı ve sevgide eşitsizlik demek değildir.
Yani biz Hz Musa’ya karşı çok fazla ilgi duyabiliriz. Çünkü onun geçirdiği imtihanlar, Kur’ân’da ona ait verilen misaller, bu vesile ile gelen âyetler bizim elbette ona karşı değişik ilgi duymamıza sebep olabilir. Ama bu değişik ilgi, diyelim ki Hz Süleyman’a karşı duymamız lazım gelen sevgi ve saygının üzerine çıkamaz. İşte Kur’ân’ın, “Peygamberleri eşit derecede, birbirinden fark ettirmeden sevin sayın” demesindeki hikmet budur. Yoksa Hz Musa’dan uzun müddet bahsetmek, onu sohbetlerde misal vermek, bir konuyu aktarırken Hz Musa’nın oradaki davranışlarını örnek göstermek hiçbir zaman yanlış olmaz. Bu, bir şeyi anlatmak için bir örneğe başvurduğumuz zaman elinizde onun daha çok dökümanı var olduğu anlamına gelir.
_________________________________
BİLİM AÇISINDAN İMANIN ALTI ŞARTI kitabından alınmıştır.
May
11
2009
11
2009
Peygamberlere Yakınlığımız
1 Yorum »
RSS feed for comments on this post.
HAZRET MUSA KURANDA AYRINTILARIYLA ANLATILIR.
BEN DE KEND VAAZLARIMDA VE SEMNERLERMDE BUNLARI OK KULLANIRDIM AMA SEVGMZ KONUSUNDA BR FARK YOK. NURBAK HOCAMIZ BTNCL BAKMAMIZI SALIYOR.