(Uğur İlyas Canbolat’ın Üsküdar Fm de “Gönüllerde Gezinti programında Dr. Haluk Nurbaki Hoca ile yaptığı sohbettin bant çözümüdür.)
- Bütün tasavvuf aleminde çok güçlü Ehl-i Beyt sevgisi var. Bu konuda bizi aydınlatır mısınız? Bu akşam ki programımızda dinleyicilerimize Ehl-i Beyt sevgisini anlatır mısınız, Hocam?
- Efendim, Ehli Beyt sevgisi, Fahri Kainat Efendimiz’e karşı duymaya zorunlu olduğumuz sevginin bir parçasıdır. Yani Efendimiz’in yakinlerini Efendimiz’den ayrı tutarak bir peygamber sevgisi mümkün değildir. Dolayısıyla tasavvuf alemi Efendimiz’e gönülden yaklaşımı ilke edinen bir sistem olduğu için hemen hemen bütün tarikatların ve tasavvuf ehlinin vazgeçemeyeceği çok ince bir hesaptır Ehli Beyt sevgisi.
Şimdi Fahri Kainat Efendimiz’in muhteşem hayatını kelime-kelime, satır-satır her müminin bilmesi zorunludur. Yani bir insan Fahri Kainat Efendimiz gelmiş, belli bir süre mücadelesini vermiş, sonra da Alemi Cemale yansımış diye geçiştiremez. Çünkü hayatı öğrenmek, dolayısıyla herkesin manevi hayatta amacı olna cenneti bulmak, sonsuzluğu bulmak ancak Fahri kainat Efendimiz’i çok sıcak tanıyarak mümkündür. Bunun içinde manadaki sırrını zaten bilemeyiz. Allah sevgilisini bizim kendi kafamızdan bilip bulmamıza imkan yoktur. Ancak Allah’ın keremiyle yürür bu iş. Nitekim Cenabı hak bir hadisi kudsisinde buyuruyor ki, “Ben aşikardım göremediniz, Habibim görünüyodu, bilemediniz.” Binaenaleyh, Fahr-i Kainat Efendimiz’i öyle kelime-i şahadetin lisanî kalıpları içinde görüp ondan sonra onun peşine düşmek büyük bir
gaflet olur. Binaenaleyh, her müslüman, Efendimiz’in hayatını, imkanı nisbetinde mutlaka ayrıntılarıyla öğrenmek, bilmek durumundadır. (Devamini okumak icin tiklayin)