
Kudûm
Tekke musikisi enstrümanlarından biri de, kudûm’dür. Gövdesi bakır veya pirinçten yapılmış olup, yanyana iki tane birden olarak kullanılır. Kudüm çanağı, eskiden dut aÄŸacından yapılırmış. Birisinin üzerine deve, diÄŸerininkine de merkep derisi gerilir. Zahve denilen, kemikten yapılmış, uçları yuvarlak iki deÄŸnekle, bu enstrümana yavaÅŸ yavaÅŸ vurularak usûl tutulur. Mevleviler arasında yaygın olarak kullanılır. Bununla ilgili olarak bir anekdot anlatılır. Anekdot, Yenikapı Mevlevîhanesi ÅŸeyhi Osman Selâhaddin Efendi’ye aittir. Yenikapı Mevlevîhanesi’nin yakınındaki bir köşkte, düğün münâsebetiyle hazır bulunan müzik ekibinin çifte nâra (kudüm’e benzer) sı patlar. Çalan çingene, o civardaki mevlevîhanede bunu bulacağını düşünerek, oraya koÅŸar. Kudumzenbaşı’dan kudüm ister. Ancak bu yaman çalgıcının isterken, “kudûm-i ÅŸerif” demeyip “çifte nâra” deyiÅŸi de canını sıkar. Ona “çifte nâra demezler, kudûm-i ÅŸerif derler” karşılığını vererek, kapıdan koÄŸar. Sonra gidip, durumu ÅŸeyhe ÅŸikâyet eder. Rind bir zat olan Osman Selâhaddin Efendi, “neÅŸelerini kaçırmayaydın, vereydin” deyince kudûmzenbaşı “ama efendim kudûm-ı ÅŸerife, bu çingene çifte na’ra diyor” diye mukabele eder. Åžeyh Efendi de ÅŸu karşılığı verir: “Zararı yok, o, çingene eline düşerse çifte nâra, tekkeye gelirse yine kudûm-ı ÅŸerif olur”
Gel dergeh-i munlâya da bak gör ne safa var,
Her bir elem-i mühlike bin derd-i deva var.
Efsâne-i zühhâd gibi zerk u riya yok
Avâz-ı kudüm u ney ü tanbur-ı neva var.
Hüseyn Fahreddin Dede
http://www.tasavvufalemi.com/sayfa.php?yaziNo=144