May
12
2007

Fatihayı anlayıp yaşamak

Resim5.jpgDR. HALUK NURBAKİ
“Onlar ki: Rablerinden hidayet bulanlar, onlar ki Felâha erenlerdir” Bakara Sûresi
Âyet 5 :

“Siz Fâtiha’yı anlamak, onu yaÅŸamak mı istiyorsunuz?… O halde iÅŸte imanın sırrını açıklıyorum…
Kur’an’ın Fâtiha ile karşılıklı olan ilk sahifesi bu âyetlerle tamamlanmaktadır. Böylece: Fâtiha’nın hikmet dolu ÅŸifre sırrına, bir anlamda imanın tanımıyla eÅŸlik etmektedir. Âdeta Cenab-ı Hakk, Fâtiha’nın muhteÅŸem sırrını açıkladıktan sonra….
“Siz Fâtiha’yı anlamak, onu yaÅŸamak mı istiyorsunuz? O halde iÅŸte imanın sırrını açıklıyorum. ÎMAN EDİN, HİDAYET BULUN, FELÂHA KAVUÅžUN” buyurmaktadır.
O halde Sûre-i Bakara’nın ilk beÅŸ âyeti bizi FÂTİHA SIRRINA ULAÅžTIRAN, îmanı anlatan hikmetler demetidir.
“Onlar ki: Rablerinden hidayet bulanlar, felâha erenlerdir” Åžimdi âyetin hikmetini Fâtiha kpenceresinden seyredelim:
Biz Fâtiha’da hangi niyaza sığınıyorduk?
“Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden istiane dileriz. Bizi sırât-ı müstakime hidayet eyle…”
Bu beÅŸinci âyet nasıl tamamlanıyor?
“Onlar ki: Rablerinden hidayet bulanlar, felâha erenlerdir.”
Åžu halde bu beÅŸ âyet, niyaz ettiÄŸimiz sırât-ı müstakîme geçiÅŸ formülünü vermektedir.
Âyette çok önemli iki nokta, bizzat âyetin yapısal inceliÄŸidir:
a) Hidayet, Allah’ın Rabb sıfatının tecellisidir.
b) Hidayet, felâhın (mutlak huzur ve mutluluÄŸun) tek anahtarıdır.
HİDAYET: (güzel ve doÄŸruya eriÅŸmek) Allah’ın Hadî sıfatının tecellisidir.
Hidayet için Allah kuldan bir niyet, bir adım istemektedir. Nitekim ikinci âyette hidayet için ittika ÅŸartı istenmektedir. Hidayette RABB sıfatının birinci hikmeti budur. İnsanın hidayeti talep etmesi ÅŸarttır. Bu talep ise Allah’a karşı kulluk sorumluluÄŸunu idrak haysiyetidir. Hidayette “RAB” sıfatının tecelli hikmetinin ikinci sırrı ise; HİDAYETİN BİR EĞİTİM, YETİŞME olayı olduÄŸudur. Yani hidayet bir anda kazanılmak yerine kat kat, mertebe mertebe kavuÅŸulan bir nîmettir; BİR NÎMETLER DEMETİDİR.
RAB sıfatı ile lütfedilen hidayet, bizim gayret ve ihlâsımızla âhenkli bir hikmettir. İşte Allah bu sırrı anlatmak için: “Onlar Rablerinden hidayet bulanlardır” buyurmuÅŸtur. ÂYETİN GETİRDİĞİ BU İNCELİK; KADER HİKMETLERİNDEN CENNETE ULAÅžMAYA KADAR PEKÇOK CİDDİ BAHSİN ANAHTARIDIR.
Bu edebî kalıp içinde Allah “HİDAYETİ BU RAB SIFATIMLA VERİRİM; İTTİKA’daki ihlâsınız, hidayetin sonsuz merhalelerinin de anahtarıdır.” mesajını veriyor. Allah’ın apaçık gösterdiÄŸi istikamet çok nettir:
Gaybe îman
Namaz
İnfâk
“Bu üç hikmete sarılın, ben sizi RAB sıfatımla sırât-ı müstakîm’e hidayet ederim” buyuruyor.
Sûre-i Bakara’nın bu ilk beÅŸ âyeti, İNSAN NEFSİNDEN GELEN HER TÜRLÜ UMURSAMAZLIK, KAYGISIZLIK, TEMBELLİK VE NEMELÂZIMCILIÄžA PAYDOS diyor…
EÄŸer hidayet, ona baÄŸlı olarak FELÂHI bulmak istiyorsan: Gaybe îman et, namaz kıl ve her imkanınla infâk et. YOKSA: “KALBİM TEMİZ, BEN GÜNAH İŞLEMİYORUM… İNFÂK NEYMİŞ?.. ” gibi hikayeler İNSANI DALÂLDE BIRAKAN NEFS OYALAMACILIÄžINDAN BAÅžKA BİR ÅžEY DEĞİLDİR.
NİÇİN NAMAZA DAVET EDİLİRKEN günde beÅŸ kez “Haydin felâha” diye çaÄŸrılıyoruz?…
BildiÄŸiniz gibi, insan 4 yanı olan bir varlıktır; NEFS, BEDEN, RUH, KALB (GÖNÜL) bu yanlarımızın tümü ile huzurlu olması, âhenkli çalışması mutlak mutluluÄŸu temsil eder ki: BUNA FELÂH deriz.
Bu dört unsurumuz acaba normal ÅŸartlarda bunların ARIZASIZ, SIKINTISIZ, VE DE ARALARINDA ÂHENKLİ ÇALIÅžMALARI, KESİN HUZURU BULMALARI NEYE, NELERE BAÄžLIDIR…
BEDENİN âhengi için önemli ÅŸartların başında streslerden uzak kalma, iyi bir damar ve dolayısıyla kan dolaşımına olan ihtiyaç baÅŸta gelir. Eklemlerimizin saÄŸlıklı olması ve de hem hormonal sistemin, hem de organlarımızın aşırılıktan uzak kalması gerekir (alkol, aşırı beslenme vs)
Åžimdi gaybe îman, namaz ve ona baÄŸlı abdesti düşünün… Bu formülden daha huzur verici, dolayısıyla bedene felâh verici bir formül var mıdır?.. Ve huzur ancak ilâhi hidayetin lütfû deÄŸil midir?…
RUHUN MUTLULUÄžU ve ÂHENGİ İÇİN NE LAZIM?
RUH KENDİ YURDUNDAN KOPARILIP, BEDEN KAFESİNE HAPSOLUNMUÅž ÇİLELİ BİR GARİBE BENZER. Ona huzur dolayısıyla felâh ancak dördüncü âyette bildirilen yakîn olma sırrıyle verilebilir ki; bu, İTTİKADAN GELİŞEN HİDAYETLE MÜMKÜNDÜR…
NEFSİN, huzur ve mutluluÄŸuna gelince: NEFS sonsuz şüpheler, doymaz ihtiraslar içinde kendi kendisini kahreden, periÅŸan eden, bedeni de bu bâdireye sürükleyen bir zavallıdır. Onun da bir tek huzur ve mutluluk çaresi vardır: Gaybe îman, namaz ve infaktan kurulu hidayet reçetesi.
NEFS gaybe îman sırrı içinde şüphelerden kurtulurka, kendini put yapmanın, bundan doÄŸan bunalımlarının tümünden ancak namaz sayesinde kurtulur. Bitmez ihtirasları ise ancak infâk kimyasında erir. Böylece çözümü en zor olan nefsin mutsuzlukları ancak ve ancak hidayet sırrı ile yok olur. BU YÜZDEN NAMAZA ÇAÄžRILIRKEN AYNI ZAMANDA FELÂHA ÇAÄžRILIRIZ.
KALBİN huzur ve felâhına gelince: KALP, güzellikleri sezmek, onları sevmek, onları yaÅŸamak için yaratılmış bir uzvumuzdur. Onun için kalbin huzuru ancak güzelliÄŸi seyrederek ve sevgisini dile getirerek saÄŸlanabilir. Kalp, namazla güzelilÄŸi seyreder ve infakla sevgisini dile getirebilir. Kalbin bu özelliÄŸi, hidayet ve felâha karşı doyulmaz bir yaradılıştadır. Felâhın ve hidayetin yakîn sırrı öyle hudutsuzlaÅŸsın ki;kalb, felâha ersin. Bu ise aÅŸkın, vuslat ve firkatın büyük hikayesini sergiler.
Birçok konulara yaklaÅŸmak için, onun zıddını bilmek de bir metoddur. Felâhın tersi hüsrandır. Özellikle felâh yoksa mutlaka az çok hüsran vardır. Åžimdi geçmiÅŸteki insanlara, yaÅŸayan toplumlara bakınız. Hüsran manzarasından baÅŸka ne göreceksiniz? SÛREY-İ ASR’ın yorumunda geniÅŸ ÅŸekilde anlatıldığı gibi, tüm insanlar hüsrandadır. Oradan bu âyete baÄŸlantı yaparsak:
İNANANLAR: Gaybe inananlar
SÂLİH AMEL SAHİPLERİ: Namaz kılan ve infâk edenler.
HAK ve SABIR TAVSİYE EDENLER: yani özellikle sözleriyle infâk edenler, hüsranda deÄŸillerdir; çünkü onlar felâh bulmuÅŸlardır.
Felâhın bir khikmeti de insanlara tek istikamet göstererek ilâhi tercihi sergilemektedir.
Bu âyet bir anlamda : “EY İNSANOÄžLU! YA 1-4′cü ÂYETLERE UYAR FELÂH BULURSUN, YA DA HÜSRANIN PENÇESİNDE PERİŞAN OLURSUN” EMRİDİR. Allah, dünya hayatında bile bir tek hilkat tercihi yapmış: Ya inan infâk et, namaz kıl; ya da hüsranda kalırsın, tercihini getirmiÅŸtir. Kalb (gönül) , nefs, ruh: anlattığım gibi zaten mutluluÄŸu, ancak namaz, îman ve infâk üçlüsünde bulur. Bugünün birçok insanın bu kavramlardan (gönül, ruh, nefs) haberdar bile deÄŸildir. O zaman bedene bu âyetin ışığı altında bir kez daha göz atalım.
Bedenin mutluluk merkezi, 1970 li yıllarda hipotalamusta nörovejetatif bir çekirdek olarak tesbit edilmiÅŸtir. Bu merkez tüm duygusal etkileri sinesinde toplar ve tepkilerini hemen yanında bulunan bir çekirdeÄŸe aktarır. Bu çekirdek ise tüm salgı bezlerinin kontrol merkezidir. Çünkü salgı bezlerinin orkestra ÅŸefi diye tanınan hipofiz bezi bu çekirdekten yönetilir. Nörövejetatif çekirdekle onun yanındaki bu hormon sistem çekirdeÄŸi ikiz kardeÅŸler gibi birbirlerini etkilerler ve temel hayatî fonsiyonların tümüne ait kompüter sistemlere bu çekirdekler tarafından kontrol edilir. Bu çekirdeklerin çok basit ilgileri bile hayatımızı altüst eder:
KORKUNCA; iÅŸeme ihtiyacı, çarpıntı gelmesi, üzülme, iÅŸtah kesilmesi, hasta olmamız gibi. Bu etkiler her zaman bu örneklerdeki kadar basit deÄŸidir. Aksine tüm önemli hastalıkların temelinde bu iki çekirdeÄŸin çalışmasındaki bozukluklar vardır. Bunlardan iki önemli örnek, insan saÄŸlığının en mühim meselesidir.
a) KALP DAMARI TIKANIKLARI, yani infarktüs: Stress ve üzüntüler, hipotalamustadaki çekirdeÄŸi etkiler; bu çekirdek, hormonları kontrol eden çekirdeÄŸi olumsuz yönde etkiler. Bunun soncu olumsuz hormonal problemler çıkar ortaya ve de kalp damarları büzülür.
b) KANSER RİSKLERİ, Kanserde moral etkilerin en büyük risk olduÄŸunu kabul etmeyen bilim adamı kalmamıştır. Olayın izahı ÅŸöyledir:
1- Hipotalamustaki bu çekirdeklerin olumsuz çalışması hipofize, oradan timüs salgı bezine yansır. Timüs, gereÄŸi gibi görev göremeyince; kansere karşı tek korunma savaÅŸçılarımız olan lenfositler yeteneksiz kalır ve kanser hücresine yenilir. Çünkü lenfositler kanser hücresini yenme gücünü timüs salgı bezi içindeki eÄŸitimle kazanır.
2- Bu merkeze baÄŸlı ikinci bir kanser riski, yine bu merkezlerin ahenkli çalışmaması sonucu dokulardaki denge; bir anlamda biyolojik saÄŸlık bozulur ve hücreler doku kontrolünden çıkar.
3- Aynı merkezlerin denge bozukluklarına bağlı bir kanser riski de, bu merkezlerdeki bozukluklardan başlayan hormonal kargaşanın lenf damarlarını daraltması olayıdır. Bunun sonucu dokularda yeterince lenfosit kontrolü olmaz ve de kansere karşı risk artar.
Hipotalamustaki bu merkezlerin saÄŸlık ve dengeli çalışması, yalnız hastalık açısından deÄŸi; tüm yaÅŸantı açısından çok önemlidir. Meselâ, normal olarak çok basit olan DOÄžUM OLAYI, korku etkisiyle (behsettiÄŸimiz çekirdeklerdeki olumsuzluk) altüst olur; hem annenin, hem bebeÄŸin hayatını tehlikeye sokar. Kanda besinlerin gereÄŸi gibi yanması, sindirim sisteminde besinlerin sindirilmesi hipotalamus çekirdekleriyle kyakından ilgilidir. PEKİ BUNLARIN KONUMUZLA İLGİSİ NE?… çünkü çok iyi biliniyor ki; korku, güvensizlik, nefret, hırs khipotalamusu altüst eder. Yine biliyoruz ki; sevgi, güven duygusu hipotalamusda hayat verici rahatlama yaratır. Bu sonuç, insan biyolojisinin en net yasalarından biridir.
ALLAH insanı yaratmış, sonra onun hipotalamusuna BAKARA SÛRESİ’NİN 1-5′nci ÂYETLERİNİN SIRRINI YASA OLARAK PROGRAMLAMIÅžTIR. BU HARİKALAR HAKİRASI TESBİT ASLINDA BİR KUR’AN MUCİZESİDİR…
Bedensel felâh ancak îman ve infak ile yürüyebilir. Çünkü, îman, korku ve güvensizliÄŸi yok eder ve de namazda tüm sistemlere bir mutluluk verir ki; hayatımız biyolojik bir beste gibi âhenkleÅŸir.
Evet, her türlü mutluluk ve huzur (felâh) ancak ilâhi bir hidayettir. Allah’ın “RAB” esmasının sırrı içinde müttakîlere yansır.
Bu gerçeÄŸi tüm yanları ile öÄŸrendik. Ancak, sûre îmanı böyle güzel ve derin tanımladıktan sonra konuyu kesmemiÅŸ; îmansızı da 6-7′nci âyetlerde tanımlamıştır. Size daha önce de hatırlattığım gibi, bir konuyu çok iyi kavramak için; mutlaka o konunun negatifini bilmek gerekir.
___________________________________________________
Bakara Sûresi Yorumu Kitabından alınmıştır. Damla Yayınları

Yaziyi gonderen Uğur Canbolat in: SÛRE YORUMLARI |

2 Yorum »

  • Gökhan GÜNEN diyor ki:

    Kuranýn özeti olarak bilinen bu süre de dikkatleri çeken yalnýz senden isteriz ve yalnýz sana kulluk yaparýz kýsmýdýr.Yani mevkiye, þehvete,paraya,kuluna,siyasete ey insanlar tapmayýn kendinizi unutup onlara ram olmayýn, ,onurlu ruhtan daha deðerli biþey yoktur bu tartýþýlmaz bile bu kýsmýnýzý yok etmeyin size irade verdim elinizden geleni yapýnýz ben sizinleyim zaten baktýnýz çýkmaza giriyosunuz o zaman benim emrettiðim þekillerde,ölçülerde benden isteyiniz gibi anlýyorum.Ýslamiyetin bizi geriye götürmesi gibi bi durum asla mevzu bahsi yapýlamaz.Türkiye de maalesef bu din sahte þeyhlerin ve kirletilmiþ tarikatlarýn elindedir.Ýçinizden hoppala diyenelerede halimize bakmalarýný öneririm biþeyler yolunda deðil olaylarýn ruhunu alamadýk neden mi bu icraatlarýn yapýldýðý yerlere bakmamýz yeterli olacaktýr iþte çok konuþulan SONER YALÇIN’ýn “BEYAZ MÜSLÜMANLARIN SIRRI” kitabýný okuyunca o tarikatlardaki þeyhlerin türk olmadýklarýný apaçýk görüyüruz peki bunlar kim mi saferad yahudilerinin uzantýlarýdýr.Yani o þeyhlerin büyük kýsmý yahudi veya sabetayisttir bu nettir ve kattidir buna daha fazla yorum yapýlmaz.Maalesef din bu þeyhler ve bu þeyhlerin arkalarýndan tarikatlara gümbür gümbür giden insanlarýn elindedir.Nasýl bi din oldu herkes herþeye yoru yapar oldu herkes hikaye anlatýyor sorgulayan yok böyle elimizi kolumuz baðladýlar iyice mistik olduk bunlarý kim istiyor bence bunlarý düÞmanlarýmýz istiyor ve hala da onalrýn elinde bu din BANA DERSENÝZ nerden nereye geldiniz arkdaþlar kuraný kerimi biz anlarýz elimizde HALUK NURBAKÝ gibi insanlar olduktan sonra kaldý ki üniversite mezunlarýyýz DÝYOLAR KÝ EFENEDÝM KURAN ÇOK DERÝN SEN ONU ANLAYAMAZSIN”” gardaþým ben de biliyorum 1 ayetin tefsirinin belki 1000 cilt tutacaðýný ama sen ne anlýyýsun ne kadarýný yapýyosun AMA b u hiç önmeli deðil herkes arayýþta þu hoca bu hoca EFENDÝMÝZ BENDEN MUYCÝZE BEKLEMEYÝN BENÝM MUCÝZEM KURANDIR DEDÝ. Allah aþkýna þu kitabý alalým ne idüü bellisiz insanlara gidip kulluk yapmayalým bakýn osmanlýnýn geldiði noktada ortada din getirmedi o halle onlarýu dini kullanarak yýktýlar OSMANLIYA 250 yýl mürekkep gelmdei içinde domuz yaðý var diye ben bu insanlardan tiksindim herkes alsýn okusun çýkmaza girerse ki girecek bi durum yok herþey net.AHLAKTIR dindir ahlakýnýzý tamamladýk diyor.4286 kitap okuyan ve bunun 186 adetti din kitabý okuyan ATATÜRK en az hocalar kadar biliyodu ve etüt etti kaldýrdý hilafeti, þu an yapýlmasý gereken bence herkes okumalý þehylere gidip baðlanmak mantýksýz iki felsefe yapan hemen hoca oluyor ve insanlarý etkiliyor bu iþi biz kendimiz öðreniriz saða sola gitmenin anlamý yoktur zararlarýda büyüktür benim fikrim benim felsefem bu ister katýlýn ister katýlmayýn hepinize slm sevgi gönüldaþlýk………..

  • Abidin Has diyor ki:

    Gerçekler bizim düþüncelerimize göre deðiþmez. Gözümüzü kapadýðýmýzda evren yok olmaz. Meselelerin özünü günün moda þahsiyetlerinden deðil, bizzat kendimiz araþtýrarak öðrenmek zorundayýz. Falanca þöyle dedi, filanca böyle dedi, demekle kurtuluþu yakalamýþ olmayýz. Öldüðümüz zaman bu kiþilerin din anlayýþý bizi kurtaracak mý, bunu düþünmek lazým.
    Halkýn bir tekerlemesi var, tam da bu durum için:
    Git Konya’ya ye tandýr,
    Kendini kandýr.

RSS feed for comments on this post.


Yorum yaz

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel