Topkapı Sarayı ‘Ehl-i Beyt’ âşıklarını bekliyor 
Hz. Muhammed (sas)’in ailesi Ehl-i Beyt’e ait hatıraların yer aldığı ‘Osmanlı Devleti’nde Ehl-i Beyt Sevgisi’ adlı sergi, Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Bölümü’nde önceki gün açıldı.
Topkapı Sarayı’nda Ehl-i Beyt Sergisi açıldı
Topkapı Sarayı Müzesi ve TÜRKKAD (Türk Kadınları Kültür Derneği) İstanbul Şubesi’nin ortaklaşa düzenledikleri serginin açılışına yoğun bir ilgi vardı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Kültür AŞ Genel Müdürü Nevzat Bayhan, Prof. Dr. Uğur Derman, Prof. Dr. Kezban Hatemi, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi ve Prof. Dr. Emin Işık gibi isimlerin yanında pek çok Hazreti Peygamber ve Ehl-i Beyt muhibbi, ilk kez sergilenecek emanetleri görmek için sarayın bahçesinde sabırsızlıkla bekliyordu. Eyüp Belediyesi mehter takımının verdiği konser sonrasında açılış konuşmaları yapıldı. Bardakoğlu, konuşmasında “Birleşmemizin bir parametresi de Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisi olmalıdır. Osmanlı’dan devraldığımız bu sevgiyi milletçe yaşatmalıyız. Hz. Peygamber’i daha iyi anlamalıyız. O’nun sevgisi, Ehl-i Beyti’nin sevgisi bizim için bir yol açıcı, bir rehber ve bizi birleştiren ortak bağlardan biri olmalı.” dedi. Açılışa, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay kutlama mesajı gönderdi. (Devamini okumak icin tiklayin)
27
2008
Osmanlı devletinde ehl-i beyt sevgisi
26
2008
Sizden müstakim olup dileyenler için
DR. HALUK NURBAKİ
"Sizlerden müstakim olup, dileyenler için."
Allah hilkatın temel yapısına insanların uyması ve evrenin bütün katlarında bir mânâ zikri içinde akıp gitmesi için bizlere düşen en önemli davranışın önce bunu istemek olduğunu emrediyor. Ancak kader bahsinin merkez sırrı olan bu âyette iki önemli koşul vardır. Bir tanesi dilemek, ikincisi de müstakim olmak.
İslâmiyet'in temel yasalarından birisi; Allah ve Rasûlü'nün yolunu dileme zorunluluğudur. Dilemeyene kesinlikle Kur'ân ve iman telkin edilmez. Bu nedenle de bütün dinler kendi lehlerine bir propoganda sistemi oluşturdukları halde İslâmiyet'te inanç hürriyetine müdahale kesinlikle yasaklanmıştır. (Devamini okumak icin tiklayin)
15
2008
Berat Kandili Sohbeti
Berat'ınız mübarek olsun
"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırız. Senden yine Sana iltica ederiz. Sana gereği gibi hamd etmekten aciziz. Sen kendini sena ettiğin gibi yücesin." niyazıyla İlahi rahmetin coştuğu, mukadderat programının çizildiği bu mübarek Berat gecenizi tebrik eder nice kandillere ulaşmanızı temenni ederiz.
Beratını alan mü'minler olmak niyazıyla…
Uğur İlyas Canbolat'ın Üsküdar FM radyosu Ocak 1995'de "Gönüllerde Gezinti" programında Dr. Haluk Nurbaki Hoca ile yapmış olduğu sohbetten deşifre edilerek hazırlanan "Nur Dolu Geceler" kitabından alınmıştır.
Berat gecesinin hususiyeti, insanların bir yandan Ramazan sırrına erişebilecek bir arınmaya gelişlerini tes'it, bir yandan da insanların bir yıllık hasenatının, seyyiatının Cenab-ı Hakk’ın indindeki bilançoya geçtiği bir gün, ama genellikle bir rahmet gecesi, şöyle rahmet gecesi, Cenab-ı Hakk’ın, kendisine yönelmiş kulları, ufak tefek beşeri kusurlarını affederek bugün mümin olarak tescil etmek, ömür çizgileri içinde onlara bir tarz yıllık bir kader sırrı ihsan etmektir. (Devamini okumak icin tiklayin)
10
2008
Sonsuz Mucizelerin Sırrı Kur’ân
DR. HALUK NURBAKİ
Çağımız, Kur'an mûcizelerinin ve hikmetlerinin, apaçık seyredildiği bir devirdir. Özellikle on yıldan bu yana yüce kitabımızın fizik, astrofizik, ve biyoloji konularındaki emirleri akıllara durgunluk veren bir sırla tüm ilim dünyasına yansımıştır. Daha önemlisi, yüce kitabımızın eskimezlik sırrıdır. Ünlü düşünür Garudy bu gerçeği;
"Dünyada her fikir, her söz 50–100 sene içinde eskiyip değerini yitirmeye mahkûmdur. Bunun tek istisnası, Kur'an'dır. Eskimediği gibi, aksine her geçen gün daha anlaşılır hâle gelmekte, âdeta gençleşmektedir." sözleri ile ifade edip, müslüman olmuştur. (Devamini okumak icin tiklayin)
06
2008
Bir insan doğuyor
DR. HALUK NURBAKİ
Bir insanın meydana gelmesi için, onaya konacak hammaddeleri Büyük Yaratıcı iki ayrı eşe hazırlattırmaktadır. Bunun hikmetlerinden birisi de, bu iki farklı sistemdeki en iyi tarafları bir araya getirmektir. Annenin kalbi daha güçlüyse anneden alacağı yapıtaşlarını, babanın adalesi güçlüyse babadan alacağı yapıtaşlarını bir araya getirerek daha sağlıklı bir beden onaya çıkarmak için bir çift sistem kurulmuştur. Aslında bir embriyoyu tek bir hücreden devam ettirmek çok daha basit, çok daha kolay bir yol olması gerekirken, çok zor bir yol seçilmiş, fakat bununla neslin sıhhati teminat altına alınmıştır.
Babadan gelecek hücre, kendi boyunun takriben 100 bin misli yolu kat ederek anne hücresi ile buluşma yerine gider. Bu, birbiri üstüne kıvrılmış çok fazla sayıda kanallardan teşekkül eden bir sistem içerisinden geçerek adeta koşarak gitmek durumunda olan erkek hücresiyle, anne hücresini bir araya getirip bir genetik kart hazırlama sistemidir. Anne rahminde hazırlanacak ve bir bebeği meydana getirecek olan embriyo dediğimiz yapı bu tarzda, meydana gelmektedir. Bu tarz, aslında, Büyük Yaratıcının sonsuz kudretini göstermek için sistemleştirdiği bir hadisedir. Bu hadisenin varlığı yahut olabilme şansı,tesadüf ölçüleri içerisinde hesap edilirse, sıfırdır! (Devamini okumak icin tiklayin)