DR. HALUK NURBAKİ
İnsan, evrenin gözbebeÄŸidir. Yüce Rabbimiz insanı kendine muhatap olarak yaratmıştır. Allah güzelliÄŸinin tüm evrenleri dolduran ihtiÅŸamı insanın sezgilerinde seyredilir.
Toplumlar ne kadar sapmış, çarpıklık(arla bozulsa da her çaÄŸda ve çaÄŸların her anında mutlaka Allah güzelliklerini sonsuz bir sevda ile seyreden seçkin kullar vardır. Ve de tüm insanlar onların yüzü suyu hürmetine bu dünyada yaÅŸayabilme fırsatı bulmaktadır. Güzelliklere hased dolu düşmanlığı yüzünden kovulan ÅŸeytan, insanların peÅŸine düşüp elinden geldiÄŸince Allah'a dönmek isteyen insanları azaltmak ister. (Devamini okumak icin tiklayin)



1960’lı yıllardan beri eserlerini takip ederim. Çok öz olarak verilen İslâm tasavvufu ve bilimsel verilerle mezcedilen eserlerinden her zaman yararlandım. Konferanslarını, radyo konuÅŸmalarını takip ettim. Ben her zaman hocayı samimi ve ihlâslı buldum. Kur’an’la ilgili tespitleri yanında Saadet Asrına ait anlattıkları ve anlatış biçimi de mükemmeldi. Dış dünyayı hiçe sayan, zerre kadar ehemmiyet vermeyen ama içinde büyük heyecan ve ihlâs taşıyan bir Melâmi derviÅŸi görüntüsü veriyordu. Ben kendisini her zaman ilim adamı olmasının ötesinde veli olarak algıladım.
Rahmetli Dr. Haluk Nurbaki Hoca’mızın babası Edib Baki, muallim imiÅŸ. Talebeleri arasında bulunan rahmetli Yılmaz Muslu Hoca’mızın anlattığına göre, bir gün sınıfta ÅŸöyle bir olay cereyan etmiÅŸ.