ALPEREN ÇELİKDİN ANKARA
Bize yaratılmışların en güzelini Fahr-i Kâinat Efendimize tanıtan sevdiren, biz yalın ayakları dergâhına alan o. O bizi dergâhına aldığında ben 8 yaşındaydım. Onun tasarrufuyla çocukluÄŸumuzda dergâh çocuÄŸu olarak geçti.
“Ben sekiz yaşındayken biz ÅŸeytanla savaÅŸmayı, ÅŸerle savaÅŸmayı bilmezdik. (Devamini okumak icin tiklayin)
28
2006
Haluk Nurbaki Bir Hüseynî İdi…
26
2006
Küçüktüm Ama Seviyorum
ZEYNEP ÅžENCAN-ANKARA
Ben onun dergahına ilk girdiÄŸimde 5 yaşındaymış. Tabiî o zamanlar bazı ÅŸeyleri anlayamıyordum. Yeni yeni idrak etmeye baÅŸlıyorum. (Devamini okumak icin tiklayin)
25
2006
Tasavvuf ve Hakikat
Prof.Dr Mahmut Erol Kılıç/Marmara Ünv.İlahiyat Fak.ÖÄŸr.Görv.
Bedenimizle içinde yaÅŸadığımız bu alem kesret, yani çokluk alemidir. Bu çokluÄŸun, ayrı ayrı varlıklar var zannetmenin sebebi ise beÅŸ duyudur. BeÅŸ duyunun tabiatında olan eksik, kısıtlı algılama kapasitesi, bizi yanıltır ve çoklukta yaÅŸadığımızı var sandırır. (Devamini okumak icin tiklayin)
24
2006
TEBRİK
Gönlüne Kur'an'ın indiÄŸi, nefsine karşı bedr zaferini kazanmış yüzü aydınlık gerçek bayramı yaÅŸayan insanlardan olmayı niyaz ederek mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik ederiz.
20
2006
Riyakârın Namazı
ONK. DR. HALUK NURBAKİ
Sûre-i Mâun namaz konusunda fevkalâde sert hükümler getirmektedir. Namaz Sûreleri Yorumu (1) kitabımızdan hatırlayacağınız gibi "Yetimi iteleyen, fakiri doyurmaktan zevk almayan, yardımlaÅŸmaya karşı çıkanın namazı yanlıştır ve riyadır." (Devamini okumak icin tiklayin)
20
2006
Kadere rıza ve vicdan
ONK. DR. HALUK NURBAKİ
Kadere rıza göstermekteki hizmetler de yine Ahlâk-ı Muhammedî’dendir. EÄŸer bir mü’min gönlü ferasetle dolup, takva ve vera ile eiÄŸtilmiÅŸse, o gönül, kadere isyan ÅŸöyle dursun, her gelen kaderde bir özel hikmeti sezmenin zevkine varır. (Devamini okumak icin tiklayin)
19
2006
Tebrik
Bin aydan hayırlı Kadir gecenizi tebrik eder hayırlara vesile olmasını niyaz ederiz.
19
2006
Kadir Gecesi-3
ONK. DR. HALUK NURBAKİ
Allah “Åžah damarınızdan daha yakınım derken, yani beyninize bir düşünce geldiÄŸi zaman kendiniz imâl ettiÄŸinizi sanmayın, ben ondan yakınım, ondan mukaddemim” diyor…
Åžimdi BU SIR dolayısıyla CENÂB-I HAKK’IN VARLIÄžI, İNSANDAN DAHA ÖNCELİKLİDİR. (Devamini okumak icin tiklayin)
18
2006
Kadir Gecesi-2
ONK. DR. HALUK NURBAKİ
EFENDİMİZ’E KUR’AN’IN İNTİKÂLİ, âsıl KADİR GECESİ’NİN HİKMETİNDEKİ SIRRA baktığımız zaman Fahr-i Kâinat Efendimiz gönül frekansından, evrendeki bütün hikmetleri gönlünde Kur’an sırrı ile bir tarz depo ediyordu, gönül Kur’an’ını tamamlıyordu, ama Hz Cebrail gelip Kur’an Âyetlerini getirmeye baÅŸladıktan sonra Kur’an sahifelere dökülmüştür, ondan evvel bütün evrenleri tanıyordu Efendimiz. (Devamini okumak icin tiklayin)
16
2006
Şükrü ve Hamdi eda edilmemiş nimetler
"Andolsun o gün naîmden mutlaka sorulacaksınız.” Tekasür Suresi Ayet 8
Naîm: Şükrü ve Hamdi edâ edilmemiÅŸ nîmetlerin tümüdür. Para, mal, saÄŸlık, zaman, ilim ve Allah’ı anmaktan alıkoyan her türlü kesret ilgisi, hesabı sorulacak naîmdendir. (Devamini okumak icin tiklayin)
13
2006
Muhabbet
ABDÜLKADİR ES-SUFİ
Muhabbet, aÅŸk.
Arif, tam anlamıyla aÅŸka düşmektedir. BaÅŸlangıcı sülûktu, ortası cezbe ve fenaydı, sonu ise bekadır.
AÅŸkın (muhabbetin) sırları hiç tükenmemecesine akmaktadır. (Devamini okumak icin tiklayin)
11
2006
Sînelere düşen vesvese
“Cin ve Nâs’ın ÅŸerrinden de”.Nas Suresi Ayet 6
Nâs’ın ÅŸerrinden kasıt, insanların özellikle yanlışa götüren telkinleridir. İnsanların ilka edeceÄŸi maddî ve fiilî ÅŸerler, ayrı bir meseledir. (Devamini okumak icin tiklayin)
08
2006
Hz. Åžems ve Hz Mevlâna – 6
(RİTİMDEKİ CEZBE)
Benim çok hoÅŸuma giden iki öyküsünden bir tanesi; Konya’da saray kuyumcusu olan Selâhattin Zerkubî’nin (Zerkubî demek: Kuyumcu, altın alan, iÅŸleyen anlamına geliyor) öyküsüdür. (Devamini okumak icin tiklayin)
08
2006
Hz. Åžems Ve Hz. Mevlâna – 5
ONK. DR. HALUK NURBAKİ
Kendindeki Allah’ın sırrı (Sakın, Allah bir insana geldi, oturuyor gibi, bir saplantılara gitmemek lazım. Gönülde bir Allah makamı vardır insanın, oraya bir İlâhî tecellî olur, ama bir gram olur ama trilyonlarca ton olur, her insanın kendi kâbiliyeti nisbetinde Cenâb-ı Hakk’a karşı olan yakınlığını tesbit eden bir hikmettir ki, bu ancak mânâ eÄŸitiminden sonra, gönüldeki ilâhî tecellî, kapılanmanın açılmasından sonra meydana gelebilen bir hâdisedir. (Devamini okumak icin tiklayin)
07
2006
Deli Bekir Deli miydi?!
UĞUR İLYAS CANBOLAT
Nurbaki hoca perdenin gerisinde baÅŸka bir olayın, bir takdirin olduÄŸunu hiç hatırımızdan çıkarmadan, mü’mince bir davranış sergileyerek, yargıya düşmeden bir hayat sürmemizi öğütlerdi. Åžöyle bir olay anlatmıştı: (Devamini okumak icin tiklayin)