Ne övülmeyi severim, ne de övmeyi. Ne alkışlanmak isterim, ne de alkışlamak. Fakat bazıları söz konusu olduÄŸunda prensiplerim durur, içimdeki coÅŸkulu sesi susturamam; içimi patlatırcasına "yaÅŸasın!" diye bağırırım: YaÅŸasın Haluk Nurbaki!..
"Bir ölü nasıl yaÅŸar?" diye sormayın… (Devamini okumak icin tiklayin)
31
2006
Ebedi Dost:Hâluk Nurbaki
31
2006
Asr-ı Saadetteki İnfak Tarzı
DR. HALUK NURBAKİ
İslamiyeti anlamak için Asr-ı Saadetin satırlarını ezberlemek lazım…
Çünkü, İslamiyet, – 1400 yıl içerisinde iyi veya kötü niyetli çeÅŸitli bilim adamlarının yorumlarıyla -Asr-ı Saadet çizgisinden biraz uzaklaÅŸtırılmıştır. (Devamini okumak icin tiklayin)
31
2006
Dr. Haluk Nurbaki ile Aynalı Baba
Aynalı Baba bundan aÅŸağı yukarı seksen sene evvel Üstüdar’da Karaca Ahmet Mezarlığı’nda yaÅŸardı. Karaca Ahmet Mezarlığı’nda yalnız başına dolaşırdı. Ara sıra karşı tarafa geçer çok özel sohbetler yapardı..
Ama kılığı kıyafeti dolayısıyla onun çok büyük bir nazlı olduÄŸunun bilinmesi imkansızdı. Zaten Aynalı Baba denmesinin sebebi üzerine kırık ayna parçaları, incik boncuk takmasıydı. Ona ilk bakıldığında meczupluktan ziyade (beni affetsin) üşütmüş intibâını verirdi. (Devamini okumak icin tiklayin)
29
2006
Korku Küfrün, Cesaret İmanın İşareti
UĞUR İLYAS CANBOLAT
Åžefkat ve cesaretin ayrı ayrı özellikler olduÄŸunu söyler farklı yerlerde kullanılmasının icab ettiÄŸini vurgulardı.
Yapılan yanlışın bunların karıştırılması olduÄŸunu savunurdu. GerektiÄŸinde cesaret gösterilmesinin önemini hatırlatırdı. (Devamini okumak icin tiklayin)
29
2006
Kimseyi Yargıya Düşmemek
UĞUR İLYAS CANBOLAT
Bunu çok önemserdi. Yargı görevinin Allah’a ait olduÄŸunu, kulun kulluÄŸundan çıkarak buna yeltenmemesi gerektiÄŸini, mü’minin takdire rıza içinde olması gerektiÄŸini söylerdi. “Biz kimseyi yaÅŸadığı hayatı, içinde bulunduÄŸu kader imtihanından dolayı horlayamaz, aÅŸağı göremeyiz” derdi.
Yargıya düşmenin kulluk sınırlarından çıkmak olduÄŸunu, kiÅŸinin kendini bir yere koyması anlamına geldiÄŸini düşünürdü. (Devamini okumak icin tiklayin)
29
2006
İslâm Yücelerine Yaklaşımı
Onları anlatırken ayrım yapmazdı.
Usul, hangi sultan anlatılıyorsa sanki ondan baÅŸkası yok gibi davranır gereken saygının gösterilmesini ister, meÅŸrep farklılıkları sebebiyle gönülden yaklaşımın zayıf olmaması gerektiÄŸini belirtirdi. (Devamini okumak icin tiklayin)
29
2006
Hazreti Mevlana
(30 Eylül 1207- 17 Aralik 1273)
Mevlana'nin asil adi Muhammed Celaleddin'dir. Mevlana ve Rumi de, kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Efendimiz manasina gelen Mevlana ismi, ona, daha pek genç iken Konya'da ders okutmaya basladigi tarihlerde verilir. Bu isim sems-i Tebrizi ve Sultan Veled'den itibaren Mevlana'yi sevenlerce kullanilmis; Adeta adi yerine sembol olmustur. (Devamini okumak icin tiklayin)
28
2006
Nurbaki Meczuplarla Sıkı Dost İdi
Nurbâki Hoca’nın dostları arasında daha çok bunlar vardı. Daha doÄŸrusu gerçek dostları; gönlü kırıklar, fukara ve meczuplardı. Onlarla öyle candan ve tatlı sohbetler ederdi ki tadına doyamazdınız. Ziyaret ettiÄŸi yerlerde etrafına hemen kümelenen böyle dostları olurdu. Bir defasında birlikte Ankara’da Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerine ziyarete gitmiÅŸtik. (Devamini okumak icin tiklayin)
27
2006
Kandiliniz mübarek olsun
Mübarek gecenin yaÅŸadığımız ÅŸu gündüzünü Nurbaki Hocamızın kandil yazısında belirttiÄŸi mümüne yakışır güzelliklerle geçirebilmemiz samimi niyazımızdır.
Tüm site ziyaretçilerimizin, ve yorumlarıyla bizleri yüreklendiren gönül dostlarımızın, yürekleri iman ile hakikate ermiÅŸ, infak, sadaka ve ita ile kalbindeki iman ışığını paylaÅŸan herkesin kandilini tebrik ediyoruz.
GösterdiÄŸiniz ilgi için teÅŸekkür ederiz.
27
2006
Nurbaki Hocanın Duası
Fahr-i Kâinat Efendimiz’in Mübarek, Mütehâr, Lâtif, Kerîm Ruh-u Åžeriflerine niyâz eyledik. Efendimiz’in Âli Âba’sına, Ehl-i Beyti’ne, ilk iman eden on bir Yüceye, Asr-ı Saadet’teki ölümsüz ÅŸehitlere, nazenin Kerbelâ ÅŸehitlerine, Ashab-ı Güzin’e, ilk iman Mücahitleri olan yüz elli yücenin mübârek ruhlarına… Kıyamete kadar gelecek, Efendimiz’i görmeden iman eden müminlerin ÅŸefaatçisi Veysel Karani Hz.lerinin yüce ruhuna… (Devamini okumak icin tiklayin)
26
2006
Haluk Nurbaki Hocayı Dinlediğimde Kan Akışım Değişiyor
Hani denir ya "SESİ DEĞİL SÖZÜ YÜKSELENLERDEN" diye. İşte Haluk Nurbâki böyle sözü yükselenlerden. Öyle bir yükseliÅŸ ki halen duymaktayız sözlerini. Ve bu sözler öyle sözler ki kalbe, gönle,ruha,akla nüfuz etmemeleri imkansız.Ben maalesef dünyasını deÄŸiÅŸtirmesinden kısa bir süre sonra tanıyabildim kendisini. (Devamini okumak icin tiklayin)
26
2006
Mevlid-i Şerif Münacat Bahri
SÜLEYMAN ÇELEBİ HAZRETLERİ
İlâhî cennete evine girenlerden eyle bizi
Cennet içre cemâlini görenlerden eyle bizi
Yâ Hayyûl Yâ Kayyûm Sâmed
İhsanınâ yoktur adêt (Devamini okumak icin tiklayin)
25
2006
Kalbin manasında ne yazıyor?
Nurbaki Hoca birkaç farklı kanaldan “feyiz alan” ve “feyiz salan” bir gönül insanıydı. Hükümet tabibi olarak Anadolu’da görev yaparken pek çok mânâ insanı ile tanışır ve dostluk kurar nasip alır. Meczuplara karşı özel bir ilgisi ve sevgisi vardır. (Devamini okumak icin tiklayin)
25
2006
Mevlid-i Åžerif Merhaba Bahri
SÜLEYMAN ÇELEBİ HAZRETLERİ
Yâradılmış cümle oldu ÅŸâdümân
Gam gidûp âlem yenîden buldu cân
Cümle zerrat-ı cihân idûb nidâ
ÇaÄŸrışûben dediler kim merhabâ (Devamini okumak icin tiklayin)